CANÖREN İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Ltd. Şti. | www.canorenosgb.com

Çalışan Sirkülasyonunun İş Kazalarına Etkisi

İş yerlerinde ki personel sirkülasyonu, sektör bazlı değişiklikler göstermektedir. Tabi ki bu sirkülasyon sayısı bazı sektörlerde çok fazla olmasına karşın, bazı sektörlerde daha azdır. Araştırmalar sonucunda ki bazı yüzdelik sayılar şu şekilde verilmiştir: Turizmde % 55 sirkülasyon, üretim sektöründe % 30 sirkülasyon, inşaat sektöründe % 17 sirkülasyon, tekstil sektöründe % 47 sirkülasyon, enerji sektöründe % 5 sirkülasyon vs şeklindedir.

Bu rakamları göz önünde bulundurduğumuzda şu soru akıllara geliyor; çalışan sirkülasyonu iş kazalarına etki eder mi?

Evet! %4’ün üstünde ki her sirkülasyon iş kazalarını oldukça etkiler. Bunu şu şekilde daha anlaşılır biçimde açıklayabiliriz; sirkülasyon iş sağlığı güvenliği için % 4’e kadar kabul edilebilir durumdadır. %5 ile %11 arası yönetilmesi zor bir süreçtir ( iş kazaları riski fazladır). Ancak %11’in üzerinde ki personel sirkülasyonu iş sağlığı güvenliği açısından kesinlikle kabul edilemez durumdadır.

Tecrübeli personellerle kıyasladığımızda, her yeni personel için ekstra efor harcanmaktadır. Örnek verecek olursak;

  • Şirketin iş sağlığı güvenliği politikası ve kültürünün aktarılması
  • iş sağlığı güvenliği kural, prosedür ve talimatların anlatılması
  • Kaza önleme sistemlerine (iş izni, EKED, davranış odaklı güvenlik yönetimi ve benzeri süreçlere) entegre edilmesi
  • Ekiplerin (acil durum, yangın, ilk yardım, vb.) içine dâhil edilmesi

Bu efor iş sağlığı güvenliğinin geliştirilmesine harcanırsa iş kazaları da minimum seviyelere düşecektir. İş yerlerinde elbette ki personel sayısında değişiklikler olacaktır. Ancak bu sayının minimum seviyelerde tutulması gerekmektedir. İş yerleri, iş sağlığı güvenliği ekipleriyle sürekli irtibatta olup toplantılar yaparak personel sirkülasyonunu azaltmayı ve işe bağlılığı artırmayı amaçlamalıdırlar. İş sağlığı güvenliği uygulamalarının doğru yapılması iş kazalarını azaltacağı gibi iş kazalarının da önüne geçecektir. Güvenliğinin ön planda tutulduğunu gören personel mümkün olduğunca iş yerinde kalmaya özen gösterecektir. Çalışan sirkülasyonunun insan kaynakları süreçleri açısından analizi yapıldığında ise karşımıza başka nedenler çıkıyor. Çalışanlar, özellikle de Y kuşağı (1980-2000 doğumlu olanlar), üst yönetimin bir şey yapmaya yanaşmadığı konularla ilgili politik cevaplar yerine net açıklamaları tercih ediyor. Sonucu net olarak verilen mesajlar sonucunda işten ayrılmalar neticesinde yine personel sirkülasyonu meydana geliyor. Bu durumda iş kazalarına davetiye çıkarıyor.